07.02.2026
Anadolu, binlerce yıl boyunca medeniyetlerin doğduğu, şekillendiği ve iz bıraktığı eşsiz bir coğrafya. Antik kentler yalnızca taş yapılar değil; insanlığın düşünce, inanç ve yaşam biçimlerinin bugüne ulaşan sessiz tanıklarıdır. Bu rotalarda yol almak ise başlı başına bir deneyimdir.
MG’nin sürüş konforu, akıllı teknolojileri ve dengeli yol tutuşu; antik çağların izini sürerken yolculuğu keyifli ve güvenli bir keşfe dönüştürür. İşte MG ile Marmara ve çevresinde, tarihle iç içe geçeceğiniz 5 özel antik durak.

Homeros’un destanlarıyla ölümsüzleşen Truva, yalnızca bir efsane değil; üst üste kurulmuş dokuz farklı yerleşim katmanıyla insanlık tarihinin somut bir belgesidir. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan antik kent, Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar uzanan kesintisiz bir yerleşim hikâyesi sunar.
MG7 ile 1915 Çanakkale Köprüsü üzerinden ilerlerken, modern mühendisliğin simgesi olan bu yapıdan geçip binlerce yıl öncesine uzanan bir coğrafyaya ulaşmak, yolculuğun kendisini bile anlamlı kılar. MG7’nin aerodinamik tasarımı ve sessiz kabini, uzun yol sürüşünü yorucu olmaktan çıkararak rotaya odaklanmanızı sağlar.
Truva’da yalnızca simgesel tahta atı değil; güçlü surları, megaron yapıları ve farklı çağlara ait izleri adım adım keşfedebilirsiniz. Antik kentin hemen yanında yer alan, mimarisiyle uluslararası ödüller kazanmış Troya Müzesi ise ziyaretin kültürel boyutunu derinleştirir.
Antik kent ve müze yolu düzgün asfalt yapısıyla konforlu bir sürüş sunar; MG’nizin yol tutuşunu ve süspansiyon dengesini hissetmek için idealdir.

Ege ile Marmara’nın kesiştiği noktada, volkanik bir tepe üzerine kurulmuş Assos, felsefe ve manzaranın kusursuz birlikteliğini sunar. Aristoteles’in burada bir felsefe okulu kurmuş olması, kenti yalnızca arkeolojik değil, düşünsel açıdan da özel kılar.
MG HS ile Behramkale’ye yaklaşırken yol giderek daralır, eğimler artar ve virajlar sıklaşır. Güçlü torku, yokuş kalkış desteği ve güven veren fren sistemi sayesinde MG HS, bu zorlu ama keyifli yolu zahmetsiz bir sürüşe dönüştürür.
Athena Tapınağı’ndan gün batımında Midilli Adası’na doğru uzanan manzara, Assos’u unutulmaz kılan anların başında gelir. Aşağıda yer alan antik liman ise taş sokakları, küçük iskeleleri ve sakin atmosferiyle zamanın yavaşladığı bir mola noktasıdır.

Marmara sınırına yakın konumuyla kolay ulaşılabilen Aizanoi, Roma döneminin en iyi korunmuş antik kentlerinden biridir. Anıtsal Zeus Tapınağı, dünyanın bilinen ilk borsa yapısı olan Macellum ve görkemli stadyum–tiyatro kompleksi, kentin ölçeğini ve önemini açıkça ortaya koyar.
İç Ege’ye doğru uzanan geniş ve akıcı yollar, MG Pilot adaptif hız sabitleyici sistemini kullanmak için idealdir. MG ile yapılan bu yolculukta sürüş yükünü araca bırakabilir, manzaranın ve rotanın keyfini çıkarabilirsiniz.
Kalabalık turistik merkezlerden uzak olması sayesinde Aizanoi, antik bir kenti daha sakin ve derinlikli biçimde keşfetme imkânı sunar. Bu yönüyle tarih meraklıları için gerçek bir gizli hazine niteliğindedir.

Kapıdağ Yarımadası’nın girişinde yer alan Kyzikos, antik çağda dünyanın en önemli liman kentlerinden biriydi. Bir zamanlar burada yükselen Hadrian Tapınağı, boyutlarıyla antik dünyanın en büyük tapınakları arasında sayılıyordu.
MG7 ile Kapıdağ Yarımadası’nın orman içinden geçen yollarında ilerlerken, keskin direksiyon tepkileri ve dengeli şasi yapısı sürüşü son derece keyifli hâle getirir. Doğayla iç içe bu rota, sürüş deneyimini keşfin ayrılmaz bir parçasına dönüştürür.
Antik kentte dolaşırken devasa sütun başlıkları ve yayılmış kalıntılar arasında, geçmişin görkemini hayal etmek kaçınılmazdır. Aynı gün içinde Erdek sahilinde deniz havası almak ise rotayı tamamlayan güzel bir detay olur.

İstanbul’a yalnızca yaklaşık 1,5 saat mesafede yer alan İznik, tarih boyunca hem Roma hem Bizans hem de Osmanlı için büyük önem taşımış bir merkezdir. Hristiyanlık tarihine yön veren konsillerin burada toplanmış olması, kenti evrensel bir inanç ve kültür durağına dönüştürür.
MG7 ile İznik’e doğru ilerlerken, panoramik cam tavan üzerinden İznik ormanlarınının dokusu ve Gölü’nün manzarasını içeri almak yolculuğu daha da keyifli kılar. Surlarla çevrili şehir dokusu, antik tiyatro kalıntıları ve Ayasofya Camii (Müze), kentin çok katmanlı tarihini gözler önüne serer.
İznik çinilerinin doğduğu bu şehirde, sanat ve zanaat geleneğini yerinde görmek; antik gezinin kültürel boyutunu tamamlar.
Tüm sorularınızı yanıtlamak,
taleplerinizi karşılamak ve
önerileriniz ile ilgili geri bildirim
almaktan mutluluk duyarız.